Çocuğunu konuşturmak için yapman gerekenlerin yanı sıra yapmaman gerekenlerin neler olduğunu bilmek ister misin? İşte eğer çocuğunu konuşturmak istiyorsan yapmaktan kaçınmanı önerdiğim 5 şey. Ayrıca, çocuğunun dil becerilerini nasıl destekleyeceğine dair ücretsiz rehber de hediyem.

çocuğunu konuşturmak için bunları yapma

Bir dil ve konuşma terapisti olarak en çok duyduğum sorulardan bi şu:  ‘’Çocuğumun dil becerilerini geliştirmek ya da çocuğumu konuşturmak için ne yapmalıyım?” 

Eğer çocuğunuzun bilişsel, sosyal ya da genetik bir dezavantajı yoksa, çocuğunuzun dil becerilerini geliştirmek ve onu konuşturmak için yapabileceklerinizin sınırı yok.

İşte bu yüzden de biz uzmanlar için sizin neler yapmanız gerektiğini bir videoda, paragrafta ya da seansta açıklamanın imkanı yok!

Peki neden?

Her çocuk farklı. 

Hepsi farklı seviyede, farklı yaşta, farklı beceride, farklı kişilikte!

Çocukların konuşmasını ya da dil becerilerinin gelişmesini sağlamak için ise tek bir yöntem yok. Eğer tek bir yöntem olsaydı ve bu yöntem her çocuk için geçerli olsaydı, hayat e kolay olurdu 🙂

Bir çocuğun neden konuşmadığı ya da dil becerilerinin neden yaşıtlarının gerisinde olduğunun ise pek çok sebebi olabilir. O yüzden, her zaman dediğim gibi çocuğunuz konuşmuyorsa öncelikle bu sebebi sorgulamanız çok önemli.

Bunun dışında her anne baba da diğerlerinden farklı. Onların çocuğuna sunduğu iletişim imkanları, ebeveynlik biçimleri, güçlü ve zayıf yönleri kendilerine özel. 

İşte o yüzden ben bu yazıda size çocuğunuzun dil ve iletişim becerilerini geliştirmek için NE YAPMAMALISINIZ dan bahsetmeye karar verdim. 

Bunu yaparken de siz anne babaların bana danışırken söylediklerinden yola çıktım ve yaptıklarınızın hangilerinin çocuğunuz için aslında çok da işlevsel olmadığını bir yazıda toparlamak istedim.

Hadi başlayalım!

 

Çocuğunun dil becerilerini her an her yerde geliştirmek için TIKLA.

Doğal dil yöntemleriyle çocuğunun dil becerilerini geliştir

Çocuğunu konuşturmak için yapmaman gereken 5 şey

 

1. ”Konuş” ya da ”söyle” demek

Bana danışan pek çok anne çocuklarına ‘’hadi ____ de’’ ‘’hadi konuş’’ ‘’hadi bay bay de’’ gibi şeyler söylediklerinde çocuklarının utanıp konuşmayı bıraktıklarından bahsederler. 

Bu çok ama çok normaldir. 

Her ne kadar çocuğunuzun ağzından çıkan her kelime sizin için büyük bir mutluluk kaynağı ise bile bunu yapmanız çocuğunuz üzerinde bir baskı oluşturacak.

Çünkü çocuğunuz sürekli kendini test ediliyor gibi hissedecek.

Bunun dışında gelişim zamanında çocuklar farklı kişilik özellikleri gösterir. Kimisi çok atılgan, risk alan, hata yapmaktan korkmayan çocuklarken, bazıları biraz daha çekingen, yanlış yapmak korkan çocukla olabilir.

İkinci gruptaki çocuklar illa ki yanlış yapması yasak olan çocuklar değildir. Belki siz o konuda çok rahatsınız be çocuklarınızın yanlışlarına kötü tepki vermiyorsunuz.

Ama yine de çocuğunuza ‘’konuş’’ ya da ‘’söyle’’ demek onda yanlış yapacağım korkusu uyandırabilir. 

Peki çocuğunuz elma istediğinde ya da elma yerken  ‘’elma de!’’  demek yerine ne yapabilirsiniz?

Çocuğunuza durup dururken elma dedirtmek yerine bu kelimeyi işlevsel olarak kullanmalısınız. Yani ortamda bir elma olmalı ve çocuğunuz o elmayla ilgileniyor olmalı. 

Miniğinizin ‘’elma’’ ya da ona benzer bir şey demesini ya da ilk etapta parmağıyla gösterip ‘’ıhh’’  demesini beklemek işlevseldir.

Çocuğunuzun ne diyeceği tabii ki dil becerilerine ve o anki motivasyonuna da bağlı.

Çocuğunuz eğer elma ile ilgileniyorsa ‘elma’ kelimesini en az 5 kere, farklı cümle yapılarıyla ve çocuğunuz için eğlenceli olabilecek şekilde tekrarlayın. 

  • Al bakalım elma
  • Elma çok güzel
  • Kırmızı elma
  • Elma ye
  • Bak elma!

Onun dışında yapabileceğiniz bir diğer şey de çocuğunuza seçenek sunmaktır: ”Elmayı mı istersin muzu mu?” gibi.

Çocuğunun konuşması gecikti mi? Ya da dil gelişimi hakkında meraklı mısın? O zaman Facebook grubumuza davetlisin. Buraya TIKLA!

Dil gelişimi, geç konuşma Facebook grubu

2. Çocuğunuza devamlı soru sormak

Düşünün ki biriyle sohbet ediyorsunuz ve o kişi size sürekli sorular soruyor.

O ne? Bu ne?

Ne renk.

Bu ne der?

O ne yapıyor?

Anne nerede?

Hatta o kadar çok soru soruyor ki, cevaplamaya vaktiniz bile yok.

Çocuğunuza oyun oynarken ya da bir etkileşim halinde devamlı soru sorduğunuzda onu test ediyorsunuz demektir. Çocuğunuzu devamlı test etmeyin.

Tabii ki etkileşim anında bazen sorular sorabilirsiniz. Hem de çocuğunuzun yaşı ve iletişim seviyesine göre soracağınız soruların doğası da değişecektir. Sorular önemlidir. 

Soru sormadan önce şu üç kuralı göz önünde bulundurun:

1. Üç yoruma karşılık bir soru.

Yani bi etkileşim anında çocuğunuzun bir şeyi öğrenmesini istiyorsanız önce o konuda yorum yapın. Mesela ”aa bak kedi” ”kedi miyav yav diyor’’  ‘’kedinin kuyruğu çok uzun” ve sonra ‘’kedi ne yapıyor?’’ gibi.

Soru sorduktan sonra çocuğunuzdan hemen cevap beklemeyin.

2. Çocuğunuza zaman tanıyın!

Biz yetişkinler hayatımızda çok hızlıyız. Biri sorusunu daha bitirmeden o soruyu anlayıp, cevabımızı düşünüp bir de cevap verebilecek kapasitedeyiz.

Ama çocuklar öyle mi?

İzin verin çocuğunuz önce sorunuzu bir anlasın. Sonra biraz düşünsün. Sonra da bakalım nasıl cevap verecek.

Bunu yapmak için 10’a kadar sayın. Biliyorum, beklemek biz yetişkinler için zor! Ama 10’a kadar sayarsanız daha kolay olacak. Biliyorum, 10 a kadar saymak size çok uzun gelebilir. Ama çocuğunuza bu fırsatı verdiğinizde bakalım neler olacak!

Yeterince bekledikten sonra çocuğunuz cevap vermezse, ne yapacaksınız?

3. Cevabı siz verin

Yine anahtar kelimeyi 4-5 kez tekrarlamayı unutmayın

Ve cevabınızı tekrarlayın. Kedi ne yapıyor? Kedi uyuyor. uykucu kedi. Mışıl mışıl uyuyor. Kedi uyusun da büyüsün.

3. Leb demeden leblebiyi anlamak

Çocuğunuz her şeyi göstererek mi istiyor, sizi bir yere çekiştirerek ya da ‘’ıh ıh’’ diyerek dünyaları anlatıyor mu?

Ya da bunları bile yapmıyor ama siz çocuğunuzun oyun vakti geldiğini anlayıp ona hemen oyuncağını veriyor, acıktığını bildiğiniz için onun yiyebileceği bütün yemeği önüne mi koyuyorsunuz?

Anne ya da baba olarak çocuğunuzu çok iyi anlıyorsunuz. Hatta onu en iyi anlayan, belki de tek anlayan kişi sizsiniz. Bu çok ama çok güzel bir şey.

Peki siz bunu anlıyorsunuz, çok güzel ama çocuğunuza nasıl iletişim fırsatı sunacaksanız? Ama onu anlasanız bile bütün taleplerini leb demeden leblebiyi anlayarak yerine getirirseniz, çocuğunuzun eline geçen bütün iletişim fırsatlarını da çalmış oluyorsunuz.

Onun yerine: 

  • Oyuncaklarını erişemeyeceği bir yere ya da kapalı bir kutuya koyup sizden onları istemesini için fırsatlar yaratsanız,
  • Önüne en sevdiği yemeğin hepsini değil de sadece küçük bir kısmını koyup daha çok istemesini bekleseniz,
  • Yiyeceği yemek ve oynayacağı oyuncakları iki seçenek halinde ona sunup istediğini seçmesi için onu cesaretlendirseniz nasıl olur? 

Çocuğunuzun isteklerine ulaşması için sizinle bir şekilde iletişim kuracağını bilmesi gerek.  

Bu demek değil ki çocuğunuz her şeyi hemen çok güzel ve tam olarak söyleyecek.

Mesela ‘’arabamı istiyorum’’ demek yerine belki sadece ‘’aba’’ diyecek ya da ilk aşamada sadece parmağıyla gösterecek. Bunlar bile çok önemli bir iletişim girişimleridir. Siz de o zaman işte araba kelimesini 5 kere farklı şekillerde tekrarlayarak çocuğunuza en sevdiği arabasını verebilirsiniz.

kid playing chess

 

4. Çocuğunuzun her şeyi hemen öğrenmesini beklemek

 

Diyelim ki siz yeni bir dil öğreneceksiniz. Bu dilde bir kelimeyi ilk duyduğunuzda o kelimeyi bir dahakine hemen hatırlıyor musunuz? İnsanların isimlerini bile bir duyuşta hatırlamayız ki.

Birinin ismini hatırlamak için o ismi bir insanın yüzüyle özdeşleştirmek ve birkaç kez tekrarlamak gerekir. Bu, nesnelerin ismi için de öyledir.

Miniklerden hemen her duyduklarını öğrenip bir dahakini de hatırlamalarını nasıl bekleyebiliriz? 

Çocuklar dili hızla edinse de aslında bu süreç dile çok fazla dile maruz kalmaları sayesinde olur. Bir kere değil.

Bu sebeple yapmanız gereken iki şey var.

 

1. Bir şeyi devamlı tekrarlayın

Çocuğunuz sizce neden devamlı aynı kitabı okumak, aynı oyunu oynamak, aynı hikayeyi tekrar tekrar duymak istiyor? Çocuklar için tekrarın önemi saymakla bitmez. 

Biz yetişkinler devamlı yenilik peşinde koşak da çocuklar için durum böyle değildir. Tekrarın getirdiği rutin ve güven, ayrıca öğrenme fırsatları çocuklar için çok ama çok önemlidir.

Aynı kitabı, aynı hikayeyi, aynı rutini, aynı oyunu ve aynı kelimeyi tekrarlayın. Bir rutini bir öncekinin aynısı bile yapsanız bu çocuğunuz için çok iyi bir öğrenme fırsatı yaratacak demektir. 

 

2. Hemen çok büyük bir gelişmeler beklemeyin

Dil gelişiminin basamaklarına bir bakalım. 

Çocuğunuz önce agular, sonra babıldar, sonra hayvan sesleri 

agulama – babıldama – ses taklitleri – hareketler – hareket ve sesi birlikte kullanma – tek kelime- kelime kombinasyonu – cümleler- ve en sonda da karşılıklı konuşmaya dönüşür.

Sizin görevinizi çocuğunuza bir aşamadayken destek olmak ve onu bir ileti aşamaya taşımak. Her aşamayı geçmesi, orada yeterli süre kalması ve bir dahaki aşamaya geçmesi için gerekli sosyal ve bilişsel becerileri geliştirmesi gerekiyor.

Her küçük adımı fark edin ve kutlayın!

Çocuğunun dil becerilerini her an her yerde geliştirmek için TIKLA.

Doğal dil yöntemleriyle çocuğunun dil becerilerini geliştir

5. Çocuğunuza işlevi olmayan kelime ve terimleri öğretmek için acele etmek

 

Çocuğunuzun renkleri, sayıları, şekilleri bilmesi hoşunuza gidiyor olabilir ama önce kendinize sorun: Bunları öğrenmesi şu an gerçekten işlevsel mi?

Çok küçük bir çocuğun işlevsel olarak iletişim kurması için önce neleri bilmesi gerekir? Renkler, sayılar ve şekiller mi?

Peki bunlar yerine çocukların ilk öğrenmesi gereken kelimele nelerdir?

Çocuklar yeni konuşmaya başladığında nesnelerin ismi, sosyal kelimeler, eylemleri bilmeleri çok daha önemli.

Çocuğunuzun merhaba, bay bay demesi, ye, iç, al, aç, kapa, ver, at, anne, baba demesi kaça kadar sayabildiğinden çok daha işlevsel olacaktır. 

Tabii ki ileride çocuklarınızın sayıları, renkleri de öğrenecek.

Ama pek çok anne baba bana ‘’çocuğum henüz konuşmuyor, sadece 10’a kadar saymayı biliyor’’ ya da ‘’çocuğum renkleri biliyor, onun dışında pek kelimesi yok’’ dediği için bu konuda sizi bilgilendirme ihtiyacı duydum.

Buna eklemek istediğim bir şey de çocukların dil becerilerinin kartlara bakarak ya da kelimeri tekrar ederek gelişmeyeceği.

Onun yerine çocuğunuzla bol bol etkileşim halinde olun, konuşun, oynayın, tekrarlayın ve bu şekilde öğrenmesini sağlayın. 

Ama ”ben illa çocuğumla oturup beceri çalışmak istiyorum!” derseniz ne yapmalısınız? O zaman çocuğunuzla eşleme ve farklı olanı bulma becerileriyle başlayın. Aynı resimleri üst üste eşleme, aynı olan iki oyuncağı bulma gibi beceriler daha erken dönemde de çalışılabilir. 

Çok daha güzel, değil mi?

Özetleyecek olursak

Çocuğunuzu konuşturmak için yapmamanız gerekenler

Benden daha fazla öğrenmek için

Beni YouTube, Instagram ve Facebook’ta takip edebilirsin.

Sorularını sormak, deneyimlerini paylaşmak, çocuğunun gelişimi için her gün minik tavsiyeler almak için özel BICIR BICIR Ailesi Facebook grubumuza bekliyoruz!

Sosyal medyada takip et!

Buket ile Bıcır bıcır YouTube
bicirbicir instagram
Facebook

Okumaya devam et!

Çocuğum neden konuşmuyor
2 yaş çocuğum konuşmuyor
Çok dilli çift dilli çocuk deil bozukluğu ve konuşma terapisti

 Facebook’ta bize katıl!

BICIR BICIR ailesine katıl
Dil gelişimi ve geç konuşma hakkında konuşalım Facebook grubu
Çok Dilli Çocuk Yetiştirmekle İlgili Her şey Facebook grubu